Korona Günlerinde Ebeveynlik

Korona Günlerinde Ebeveynlik Koronavirüs, sosyal mesafe, sosyal izolasyon, karantina… Bir hafta önce bunlar bize uzak ve bilmediğimiz terimlerken, şu anki dönemde sosyal medyamız, günlük konuşmalarımız, televizyonlarımızda sürekli olarak konuşulan ve maruz kaldığımız konular oldu. Sürekli olarak saatlik bile değişen bu gündemde tekrar tekrar bilgileniyoruz. Bütün planlarımız, günlük rutinlerimiz, beklentilerimiz çok kısa zaman aralıklarıyla değişiyor. Bu belirsizlik halini bütün toplum olarak yaşadığımız günlerden geçiyoruz. Okulların kapatıldığı, bazılarımızın işlerini evden yönettiği bu dönemlerde Koronavirüs ve ebeveynlik hakkında birçok yazı yazıldı, birçok uzman

Devamını Oku...

Öfke Anlarında Çocuğa Nasıl Davranılmalı?

Öfke Anlarında Çocuğa Nasıl Davranılmalı? Çocuğunuz öfke krizleri yaşadığında, söylediğiniz her şeye hayır demeye başladığında, kendi isteklerinin olması için sizinle sıklıkla inatlaştığı zamanlarda, durduramadığınız uzun süreli ağlamalar yaşadığında onu sakinleştirmek ve bazen iletişim kurabilmek bile çok zorlayıcı ve çaresiz hissettirici olabiliyor. Peki, anne-babalar bahsettiğimiz ani öfke krizlerinde nasıl davranmalı? Öncelikle bu ağlama ve öfke patlamalarının neden kaynaklandığını anlamak bir adım olabilir. Çocuğunuz sizin gözünüzün içine baka baka size kızdırmak için bir şeyleri yapmıyor. Bunlar şımarıklık veya inat olsun diye yaptığı

Devamını Oku...

Yas

Yas Kayıp denince aklımıza ilk olarak sevdiğimiz birinin ölmesi gelse de, ayrılıklar, boşanmalar ve var olan bir rolümüzü veya becerimizi yitirdiğimiz işten atılma, emekli olma, yaşlanma ve hastalanma gibi yaşadığımız durumlar da kayıptır.   ‘Yitim can yakıcı bir armağandır.’ (Vamık Volkan) Kayıp anne rahminde başlar. Bizi çepeçevre saran güvenli ortamımızdan çıkarız. Kaybederek doğarız, diyebiliriz. Kayıplarımız aynı zamanda şansımızdır.  Büyümek bir kayıptır, çocukluğumuzu kaybederiz. Evlenince bekâr hayatımızı kaybederiz. Anne olduğumuzda anne olmadan önceki ritüellerimizi kaybederiz. “Ölüm kayıpların en somut ve en

Devamını Oku...

Geçmiş Geçmiş midir?

Geçmiş, geçmiş midir? Hepimizin büyürken ötekilere ihtiyacı vardı; annemize, babamıza, kardeşimize, bakıcımıza, yakın çevremizdeki insanlara… Dünyayı, kim olduğumuzu onlar aracılığıyla öğrendik. Belki şu an büyüdüğümüz o evin, ebeveynlerimizin kilometrelerce uzağındayız ya da çocukluğumuzun üzerinden yıllar geçti… Belki şu anda çocukluğumuzu özlüyoruz belki de hiç hatırlamak istemiyoruz. Peki, geçmişi geri getirebilir miyiz? Evet getirebiliriz… Çünkü hepimiz büyücüyüz, her gün birbirimizi, kendimizi büyülüyoruz… Doğduğumuz evi, içinde yaşanılan hatıraları, üzerimizde kalıcı etki yapan o insanları her an yanımızda taşıyoruz. Üstelik bu evin içinde

Devamını Oku...

İş Yaşamında Negatif Stresten Pozitif Strese

İş Yaşamında Negatif Stresten Pozitif Strese Her işin belirli zorlukları vardır. Zaman zaman bu zorlukların üstesinden kolaylıkla gelirken bazı zamanlar zorluklar gözümüzde daha da büyür. Bazen de biz istemesek de bu zorlukların altında ezilebiliriz. Günümüz koşullarında iş hayatındaki zorlukları etkileyen en büyük etken stres olarak görülmektedir. Devamlı kayıp tehdidiyle yaşamak ve her an ne çıkacağı belli olmayan meslekler yoğun bir stres kaynağı oluşturur.  Profesyonel hayatımızda, stresle başa çıkmak için stresi olmayan bir iş hayatı dilemek yerine, stresten yararlanıp lehimize değişen

Devamını Oku...

Aldatma Psikolojisi

Aldatma Psikolojisi İlişkiler aşk, arzu, sevgi, haz gibi duyguların yoğun hissedilmesiyle başlar. Fakat kabul etmek gerekir ki zamanla bu duyguların yoğunluğu değişebilir. Aldatma, tek bir sebeple açıklanabilecek bir olay değildir. Kişiden kişiye göre anlamlandırılması değişiklik gösterebilir. Aşk bitti, cinsellik yoktu, heyecan isteğime yenik düştüm, zaaflarımı kontrol edemedim  vs.. Bazı kişiler için aldatma bir ilişkiyi bitirmek için kuvvetli bir sebepken, bazı kişiler için ilişkiye ikinci bir şans verilebilir. Maalesef bu konuda tek bir doğru yoktur. Aldatma deyince duygusal aldatma ve cinsel

Devamını Oku...