Şema Terapi

Şema Terapi

Şema terapi, 1980’lerin ortalarına doğru Dr. Jeffrey Young tarafından geliştirilen bir terapi modelidir. Dr. Young, Pennsylvania Üniversitesi Kognitif Terapi Kliniği’nde Prof. Aaron Beck’in yanında deneysel araştırmalarda bulunduğu sıralarda özellikle belirli kişilerin standart terapiden yarar sağlama oranlarının daha düşük olduğunu fark etmiştir. Bu kişilerin kendilerine, hayata ve diğer insanlara yönelik hayat boyu kalıcı olan belirli inanç, düşünme, his ve davranış örüntülerinin olduğunu gözlemleyerek dikkatini, bu derin yerleşimli ve inatçı örüntüleri değiştirmeye yönelik bir terapi ekolü geliştirmeye vermiştir. Bu örüntülere de ‘Şema’

Devamını Oku...
Psikodinamik Psikoterapi

Psikodinamik Psikoterapi

Geçmişte, erken çocukluk dönemlerimizde yaşadığımız olayların etkilerini bugünkü hayatımızda bilinçdışı olarak tekrar ederiz. Zaman değişir, kişiler değişir, olaylar değişir ancak kalıp, patern, döngü aynı kalır değişmez. Önce sınavda kaygılanırım, yıllar sonra sunum yaparken kaygılanırım, yıllar sonra patronumun karşısında kaygılanırım. Önce annem ihmal eder, yıllar sonra sevgilim ya da arkadaşlarım ihmal eder, yıllar sonra eşim ihmal eder, hatta boşanır, tekrar evlenirim ve yine ihmal edilirim. Terk edilirim, aldatılırım ya da şiddete maruz kalırım falan…  Çünkü biz yetişkinlerin bugün işlevsel olmayan davranışları

Devamını Oku...
Motivasyonel Görüşme

Motivasyonel Terapi

Motivasyonel terapi, içinde bulunduğu durumdan memnun olmayan ancak değişim konusunda da zorluklar yaşayan kişierle yapılan görüşme tekniklerinden bir tanesidir. Motivasyonel görüşme kişinin içinde bulunduğu zorlantının çözümlenmesi ve değişime yönelmesine yardımcı olmak amacıyla gerçekleştirilir. Motivasyon sürecini bir kişiyi gerçekleştirmek istediği değişim için harekete geçiren, hareketi sürdürmesini sağlayan ve sağladığı bu durumu istikrarlı bir şekilde devam ettiren itici güç olarak tanımlayabiliriz. Bu kimimiz için diyet, kimimiz için spor, hatta kimimiz için terapiye başlamak ve devam ettirmek olabilir. Daha pek çok şekilde örneklendirebileceğimiz

Devamını Oku...
Anne çocuk ilişkileri

Geçmişin Gölgesinden Kurtulamayan İlişkiler…

Yaşamımızı tümüyle incelediğimizde bugünümüzü oluşturan ve hala etkilemeye devam eden bir süreç olarak geçmiş, geçmemiştir ve belli ki geçmeyecektir… Oradan aktardıklarımızla farkında olarak ya da olmayarak bugünü ve yarını inşa ediyoruz. Geçmişimizdeki asıl kişilerle aramızda eksik kalmış olanları yani tamamlanmamış meseleleri, bitirilmemiş işleri yeni insanlarla tamamlamaya çalışıyoruz. Geçmişte üstesinden gelemediğimizi şimdi yenmeye çabalıyoruz. Tüm hayatımız boyunca nasıl sevmemiz ve sevilmemiz gerektiğini öğreten, kimlere doğru eğilimli olduğumuzu belirleyen, gideceğimiz yerin yönünü gösteren, kim olduğumuzun ve kime çekim duyduğumuzun, kiminle nasıl mümkün

Devamını Oku...
İki yaş sendromu

Eyvah! İki Yaş Sendromu mu?

Sakin, uyumlu çocuğunuz bir anda öfke krizleri yaşayan, söylediğiniz her şeye hayır diyen, kendi isteklerinin olması için sizinle inatlaşan, durduramadığınız uzun süreli ağlamalar yaşayan yeri göğü inleten bir çocuğa dönüştü ve siz bu değişim karşısında ne yapacağınızı bilemez, çaresiz bir durumda kalmış gibi mi hissediyorsunuz? Bu süreç bazen çocuğun yürümeye başlamasıyla, genelde bir buçuk- iki yaşları arasındaki süreçte, hatta nadiren üç yaşında olmasıyla yaşanan, anne babalar için oldukça zorlayıcı ve ne bir dönemdir. Bu yüzden sıklıkla ‘iki yaş sendromu’ hatta

Devamını Oku...

Aldatma Psikolojisi

İlişkiler aşk, arzu, sevgi, haz gibi duyguların yoğun hissedilmesiyle başlar. Fakat kabul etmek gerekir ki zamanla bu duyguların yoğunluğu değişebilir. Aldatma, tek bir sebeple açıklanabilecek bir olay değildir. Kişiden kişiye göre anlamlandırılması değişiklik gösterebilir. Aşk bitti, cinsellik yoktu, heyecan isteğime yenik düştüm, zaaflarımı kontrol edemedim  vs.. Bazı kişiler için aldatma bir ilişkiyi bitirmek için kuvvetli bir sebepken, bazı kişiler için ilişkiye ikinci bir şans verilebilir. Maalesef bu konuda tek bir doğru yoktur. Aldatma deyince duygusal aldatma ve cinsel aldatma kavramları

Devamını Oku...
Duygu Odaklı terapi Eğitimi

Duygu Odaklı Terapi Eğitimi

Duygu Odaklı Terapi, psikoterapötik değişimlerde duygunun rolünü anlamaya yönelik terapi yöntemidir. Duygu Odaklı Terapi, duygunun yaşam deneyimi ve psikoterapideki değişimlere katkısının ve anlamının detaylı ve dikkatli analizi üzerine kurulmuştur. Bu odak, danışanla terapist arasında düzeltici duygusal deneyimin yanı sıra hem danışan, hem terapist tarafından duygunun farkına varılması, kabul edilmesi, ifade edilesi, kullanılması, düzenlenmesi ve dönüştürülmesine götürür. Duygu Odaklı Terapinin Hedefi:Duygular yoluyla kendiliğin güçlendirilmesi, duygunun düzenlenmesi ve yeni anlamlar oluşturulması.  Not: Eğitim yaşantısaldır, duygularla çalışma becerisini eğitim boyunca uygulamalarla kazandırmayı hedefler.

Devamını Oku...
tr_TRTurkish
en_USEnglish tr_TRTurkish