Aile kavramı, dünyanın en eski kavramlarından biridir. Eski toplumlardan beri süregelen bu kavram; bir toplumun en saf, en küçük halini yansıtır. 20. yüzyıldan itibaren yasal boyutta değişimlere uğrayan bu kavram, hayatımızın hep bir parçası olmuştur. Bir arada mutlu yaşanmak üzere kurulan evlilik serüveni; bazen iki taraf arasında gelişen problemler sonucu varlığını devam ettirememesi, tıkanması ve kopması noktasında boşanma ile son bulabiliyor.
Boşanmak en yalın haliyle; aile kavramının artık bir arada fonksiyonlarını gerçekleştirmemesi anlamına gelir. Eşler arasındaki anlaşmazlıklar, eşlerin romantik anlamda birbirleriyle ilgilenmemesi, toksik ilişkiler, geniş aile problemleri gibi birçok sebebin kaynağını oluşturduğu sorunlar sebebiyle boşanma kararı alınabilir. Boşanmanın eşler arasındaki yıkıcı etkileri kadar eğer çift anne baba ise, bu durumun çocuk üzerinde de olumsuz etkileri olacaktır. Çocuk için zorlayıcı olan bu deneyim, anne baba sonrasında yeniden bir araya gelmiş olsa dahi izlerini sürdürebilir. Boşanmadan sonra çocuk, bir birey olma yolunda ilerlerken zorlanabilir. Ebeveynler arasında yaşanan sorunlar neyse ve çocuğa ne kadar yansıtıldıysa, boşanma sürecindeki çocuk psikolojisi de bu durumdan o kadar etkilenecektir. Ayrıca çocuk, boşanmadan sonraki süreçte ebeveynleri bir arada yaşamayacağı için bunun eksikliğini hissetmesi ve bu duruma adapte olmakta güçlük çekmesi beklenen bir durumdur.
Bununla birlikte ebeveynlere düşen en büyük görev, ne olursa olsun çocuklarının aidiyet duygusunu köreltmemektir.
Ebeveynler; ayrılıklarını çocuklarının anlayacağı şekilde anlatmalıdırlar. Anne ile babanın ayrıldığı ancak çocuğun anne ve babası ile ilişkisinin hiçbir zarar görmeyeceği, anne ve babasıyla yine dolu dolu güzel vakit geçireceği çocuğa anlatılmalıdır. Bu süreçte eşler ayrılık telaşında, çocuğu görmezden geldiklerinde çocuğun psikolojisinde olumsuz etkiler gözlemlenebilir. Aşağıda gözlemlenebilecek olan bazı etkiler yer almaktadır;
-Ebeveynlerinin ayrılık sebebini çocuk kendi suçu olarak görebilir ve bununla beraber suçluluk duygusuyla büyüyebilir.
-Ailesinde gördüğü duygu karmaşası ve boşanma sürecinde yaşanılan çatışmalar nedeni ile çocuk duygularını gizleyebilir ve ayrılıktan etkilenmiyormuş gibi davranmaya çalışabilir. Yaşayacağı bu duygu karmaşası ile çocukta depresyon ve anksiyete eğilimleri gözlemlenebilir.
Ebeveynler Boşandıktan Sonra Çocuklarında Nasıl Değişimler Gözlemlenir?
Boşanmadan sonra çocuk, üzerindeki etkileri farklı şekilde dışa vurabilir. Bu noktada ailelerin çocuklarını çok iyi gözlemlemeleri gerekmektedir. Aşağıda bu dışavurumun bazı örnekleri yer almaktadır;
-Çocuk boşanmanın etkisini çizdiği resimlerden, yazdığı günlüklere kadar işleyebilir. Örneğin; bacası tüten bir evde el ele tutuşan iki insanı çizebilir, ya da günlüğünde diğer arkadaşlarının anne ve babasından sık sık bahsedebilir.
-Anne ve baba rolünü hayatında tanıdığı başka insanlara adayabilir, bu durumda çocuk, öz ailesinden daha da kopabilir.
-Bununla beraber birey yaşadığı olaylarda suçu hep kendinde bulabilir.
-Kendine daha az önem verebilir.
-Kendini yük olarak görebilir.
-Çocuğun aile içindeki ayrılığı görmesi ona aldatılma hissini hatırlatabilir. Evden ayrılan ebeveynle ilişkisi zedelenebilir, o ebeveynle duygusal bağ kuramayabilir.
-Bireyin akademik hayatı olumsuz etkilenebilir.
-Bireyin içine kapanık biri olarak yetişme ihtimali yüksektir. Yetişkinlikte dahi içine kapanık olmaya devam edebilir.
Ayrılık sonrası çocuk psikolojisi ile ilgili detaylı bilgi veya randevu almak için bizimle www.psikolojiantalya.com internet sitemizi ziyaret ederek veya +90 0555 101 51 15 veya +90 552 606 22 26 telefon numaralarımızı arayarak iletişime geçebilirsiniz.









