Toplumsal Travmalar ve Psikolojik Desteğin Önemi

Toplumsal Travmalar

Travma; kişinin yaşadığı veya tanık olduğu, aniden ve olağan dışı yaşanan olumsuz olaylar karşısında çaresizlik, üzüntü, korku ve tehdit hissettiği aşırı durumlardır. Bu durumlar, kişi üzerinde son derece yıpratıcı etkiler bırakır ve bu etkilerin sonuçları olarak kişi sürekli o anda takılı kalır ve her yeni gün travmanın yaşandığı o günün tekrarı haline gelir. Toplumsal travma ise, aniden yaşanan yıkıcı bir olay sonrasında toplumun büyük kesiminin etkilenmiş olduğu durumları anlatmaktadır. Bu olay veya olaylar karşısında kişiler korku, üzüntü, çaresizlik gibi duyguları beraberinde yaşamaktadır. Elbette bu son derece yıkıcı özellikleri barındıran travma, beden bütünlüğünün tehdit edilmesine dahi varan sonuçları da birlikte ortaya çıkarabilir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de geçmişten günümüze dek çok sayıda toplumu etkileyen onlarca olay yaşanmıştır. Bu olaylar elbette bireyler üzerinde travmaya sebep olan pek çok etkiye de neden olmuştur. Geçmiş dönemlerde savaşlar, yakın geçmiş de ise terör, deprem, afet ve salgın hastalıklar pek çok kişi üzerinde travmaya sebep olmuştur. Toplumsal travmaların ortak paydası; aynı olayın çok kişi üzerinde sarsıcı etki bırakmış olmasıdır.

Toplumsal Travmaların Kişiye Etkileri

Bu olayların kişilerde algılanış biçimleri, etkileri ve travmayı dışavurumları; genetik aktarım, geçmiş yaşantılar, stresle başa çıkma kapasitesi gibi etkenler çerçevesinde farklılık göstermektedir. Yaşanmış olan travmaların genetik olarak aktarıldığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu çerçeveden baktığımızda yıkıcı bir depremin ardından kişinin önceki kuşaklardan bugüne yansıyan bir travması varsa, bu kişinin yaşayacağı travmanın büyüklüğü diğer kişilere göre daha fazla olacaktır. Aynı şekilde daha önce yangın deneyimi olan bir kişi için Türkiye’nin pek çok noktasında çıkan yangın haberlerinden etkilenmek çok daha farklı ve büyük boyuttadır.

Yaşanan olayların kişiyi bire bir etkilemesi, olayı yaşaması veya bizzat tanık olması da elbette travmanın şiddetini artıran durumlardandır. Son dönemlerde yaşanmış olan İzmir depremini ele alacak olursak; bu deprem toplumun büyük çoğunluğunu korkuttu, üzdü; yıkıma ve kayıplara uğrayan kişiler üzerinde çok ciddi travmalara yol açtı. Aynı zamanda 1999 yılında gerçekleşmiş olan depremde yıkım ve kayıp yaşayan kişilerde de bu travma, büyük ölçüde tetiklenmiş oldu. Olaya uzaktan tanık olan, sosyal medya ve basından takip eden kişilerde ise; olayı bire bir yaşayanlar için üzülürken bir yandan da ya benim veya sevdiklerimin de başına gelirse kaygısı baş gösterdi. O günü yaşayanlar ve travmaya sahip olan kişiler hala o günü yaşamaya devam ediyorlar, travma şiddeti çok daha düşük olan kşişiler ise en ufak bir tetikleyici ile kaygılanmaya ve zihinlerinde depremle yaşamaya devam ediyorlar. Aynı şekilde son günlerde yaşadığımız yangın olayı da Türkiye’nin pek çok bölgesindeki kişiyi etkilemiş durumdadır. Olayı yaşayanlar, evlerini kaybedenler, hayvanların yandığını gören veya bu yangını söndürmek için canla başla çalışan kişiler, bu durumdan çok ciddi etkilenirken; medya ve sosyal medyadan olayları takip eden kişiler için de büyük bir stres ve kaygı kaynağı olmuştur.​

Toplumsal travmaların dışavurumu noktasında ise kişilerin reaksiyonları farklıdır; sessiz kalıp konu hakkında konuşmayarak olayı unutmaya çalışmak isteyenler ya da farklı kişilerle olayları paylaşarak kendini rahatlatma yoluna gidenler bu davranışlara örnektir.  Genel olarak ise yas, çaresizlik, olayların meydana gelişinde suçluluk, hayatta kalma suçluluğu, acizlik, aşırı kaygı gibi belirtiler görülebilir. Aynı zamanda bu durumlar kişilerde travma sonrası stres bozukluğuna da sebep olabilir. TSSB’nun belirtilerini ise travmatik olayı sık sık hatırlama, uyku problemleri, çabuk sinirlenme, olayı hatırlatan unsurlara karşı aşırı hassasiyet ve tepkiler şeklinde özetleyebiliriz.

Toplumsal travmalar, kolektif bellekte çok uzun süreler durur ve bu olayların unutulması çok uzun zaman alır. Kişilerde bıraktıkları etkiler ise tedavi edilmezse şiddetine göre her gün tekrar eder. Dolayısıyla eğer toplumsal travmaların yıkıcı etkileri, hala zihninizde büyük bir yer kaplıyor ve siz her gözlerinizi kapattığınızda o sahne canlanıyorsa mutlaka bir uzmandan destek almalısınız.

Seren Akman
Uzman Klinik Psikolog

tr_TRTurkish