Karnım mı Acıktı Yoksa Duygularım mı?

Karnım mı Acıktı Yoksa Duygularım mı?

Yemek yemek hayatımızın en temel ihtiyaçlarından biri olmakla birlikte kutlamalarımızda, kayıplarımızda, özel günlerimizde yapılan en yaygın sosyal aktivitelerden biridir. Ancak yiyecekler her zaman ihtiyaç doğrultusunda tüketilmeyebilir.

İnsanlar hayata gözlerini açtığı ilk andan kısa bir süre sonra anneleri tarafından beslenmeye başlar. Ancak annelerin bebeklerinin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını gerekenden fazla ya da çeşitli sebeplerden dolayı gerekenden az karşılaması ileride kişinin kendini ihtiyaç dışı besleme davranışına yöneltebilir.

Bebekler fiziksel ve duygusal olarak ihmal edildiğinde, karşılanmamış ihtiyaçları ve duyguları çözümlenemeden kalır. İleride kendi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan kişi, içinde oluşan duygusal boşluğu yiyerek gidermeye çalışabilir. Ancak kişinin ihtiyacı olan duygusal doyum olduğundan yemek yemek kişinin duygusal ihtiyacını karşılamadığı gibi duygusal sorunlarının üzerine gereksiz besin alımından kaynaklı yeni problemler eklemiş olur. Ve bu sorunlarla da yiyerek baş etmeye çalışmak durumu kısır bir döngüye sokar.

Bir diğer yandan çocukken hoşumuza gitmeyecek durumların karşısında sakinleşmemiz için bize verilen atıştırmalıklar ileride kendimizi sakinleştirmenin en kolay hali olabiliyor. Örneğin çocuğun iğne olurken sakinleşmesi için alınan çikolatalar, ileride kişiyi kendini stresli ve kötü hissettiği zamanlarda sakinleştirmek adına atıştırmalıklara, hatta çikolataya yöneltebilir.

Kişide fiziksel bir açlık olmamasına rağmen kişinin hissettiği olumsuz duygularıyla yemek yiyerek baş etmeye çalışması durumunu duygusal yeme ile açıklıyoruz. Duygusal yeme davranışında kişiyi yemeye yönelten fiziksel açlık değil, çözümlenmeyen sorunlar ve baş edilemeyen duygulardır.

Duygusal açlık ile fiziksel açlık zaman zaman karıştırılabilir. En önemli fark aç olunmadığı halde yeme ihtiyacı duyulmasıdır. Fiziksel açlıkta yedikten sonra olumsuz duygular çok fazla hissedilmez çünkü kişi gerçek ihtiyacını karşılamıştır. Ancak duygusal açlıktan kaynaklı yemelerde suçluluk hissi ön plandadır, bunun sebebi ise kişinin gerçekleştirdiği eylem amacına hizmet etmez. Duygusal olarak karşılanmamış ihtiyaç devam ederken, fazladan besin alınmış olur. Fiziksel açlık hissedildiğinde yemek yeme isteği ertelenebilirken, duygusal açlık hissedildiğinde bir an önce giderme ihtiyacı duyulur.

Bu yüzden stresliyken yenildiğinde anlık rahatlama hissi geliyorsa, olumsuz duygularda kişi kendini yemek yerken ya da bir şeyler atıştırıyorken buluyorsa duygusal yemeden söz edebiliriz.

İhtiyaç dışında vücuda alınan besinler, atıştırmalıklar midenin genişlemesine ve günlük olarak tüketilen kalorileri miktarının zamanla artmasına yol açar. Bu da ileriki zamanlarda kilo problemine, sağlık sıkıntılarına ve kişinin öz saygısını kaybetmesine sebep olur.

Ne yapabilirim?

Duygusal yeme sorunu ile ilgili farkındalık kazanmak ve baş etme yöntemleri geliştirmek oldukça önemlidir. Duyguları tanımlamak oldukça yardımcı olabilir. Örneğin “kötü hissediyorum” genellemesinden ziyade hisleri “üzüntü, endişe, öfke” gibi tanımlamak ve hangi durumun bizi atıştırmalıklara yönlendirdiğini görmek gerekir. Genelde gün içindeki atıştırmalıkların fark edilmesi biraz daha zor olabiliyor. Beslenme günlüğü tutulması gün içindeki kaçamakların, yeme isteğinden önce ve sonra hangi duyguların olduğunun fark edilmesi açısından faydalı olabilir. Bunun dışında yeme isteği geldiğinde fiziksel açlık seviyesini derecelendirmek ve gerekirse yemeyi bir süreliğine ertelemek farkındalığın oluşmasına yardımcı olacaktır. Yeme isteği geçmezse daha sağlıklı alternatif besinler bulup listesini hazırlamak, ani olarak gelen yeme isteğine karşı yardımcı olacaktır.

Sağlıklı alternatif besin listesinin bir benzerini yapılacaklar listesi (film izlemek, müzik dinlemek vb.) şeklinde oluşturulup yeme isteği geldiğinde kullanılabilir. Bu noktada önemli olan duygu regülasyonunu yiyerek değil, daha sağlıklı bir baş etme yöntemi geliştirerek sağlamak.

Peki ne zaman yardım almalıyım?

Herkes zaman zaman canı çektiği için aç olmasa da keyfi olarak bir şeyler yiyebilir. Ancak, bu keyfi yemelerin sıklığı artmaya başladıysa ve üzüntü, stres, öfke gibi olumsuz duyguların her hissedilişinde şekerli, yağlı, unlu yiyeceklere yönelme oluyorsa duygusal yeme ataklarının yaşandığından bahsedebiliriz.

Sık sık diyete başlayıp bırakıyorsanız, duygularınızla baş edemiyorsanız, başarısız diyet girişimleriniz olduysa, sağlığınız tehlikeye girmeye başladıysa ve yerken kendimi durduramıyorum diyorsanız psikolojik destek almanız faydalı olabilir.

en_USEnglish
tr_TRTurkish en_USEnglish