Eşler Arası Kıskançlık Krizleri

Kıskançlık Krizi

Seven insan kıskanır, ben kıskanç bir insanım, eşim kıskanç olduğu için davranışlarıma dikkat ediyorum, sana güveniyorum ama çevreden dolayı seni çok kıskanıyorum, ben çok kıskancım benim eşim öyle açık saçık giyinemez, karşı cinsle çok fazla iletişim kuramam eşim çok kıskanır… Bu cümleler belki sizin de hayatınızın içinde olan veya çevreden duymaya alışkın olduğunuz, toplum içerisinde sıklıkla dile getirilen cümlelerdir. Öyle ki bazı kişilerin ‘’kıskanılmak’’ hoşuna gider, böylece sevginin dozunun arttığı kanaati ortaya çıkar. Toplum tarafından kıskançlığın normalleştirilmesinin başlangıç noktası da işte tam olarak burasıdır ancak; sevginin göstergesi kıskançlık değildir elbette. Normal düzeyde kıskançlık, sevdiği kişiyi sahiplenme normal bir durumdur ancak patolojik kıskançlık dediğimiz noktada eşler arası kıskançlık krizleri ortaya çıkar. Çünkü ilişkide aşırı kıskançlık sebebi ile bir tarafın davranışlarını kısıtlaması, tartışmalar, öfke nöbetleri yaşanması söz konusudur.

Aşırı kıskançlık durumları altında özgüven eksikliği, yaşanmış travmalar, ebeveynlerin çocukluk veya ergenlik dönemindeki yanlış tutumları var olabilir. Bu durumlar, patolojik kıskançlık durumunu tetiklemektedir.

Patolojik Kıskançlık Belirtileri

Başlıca patolojik kıskançlık belirtileri aşağıdaki gibidir;

Eşine karşı şüpheli tavırlar içinde olmak
Takıntılı ve saplantılı düşüncelere sahip olmak
Eşinin telefon, özel eşyalarını karıştırmak
Aklında aldatıldığı veya aldatılacağı düşünceleri ile yaşamak
Kaybetme korkusu
Eşini takip etmek ve kontrol altına almaya çalışmak
Kıskançlık yüzünden öfkeli ve saldırgan tavırlar sergilemek

Bu tür düşünce ve davranışlar ilişkiyi zedeleyebilir, eşlerin sürekli tartışmasına ve gergin bir ortamda olmalarına sebep olabilirler. Eğer çocuklar varsa bu gergin ortamda negatif yönde etkilenebilirler. Eşinin giyim kuşamına karışma, sosyal çevresi ile iletişimini kısıtlama, olmayan durumları varmış veya olacakmış gibi düşünerek sorun çıkarma, her davranışı altında bir sebep arama gibi nedenler sonrasında eş; depresyon, anksiyete gibi psikolojik sorunlar ile karşı karşıya kalabilir.

Aşırı kıskançlık durumu altında yatan sebepleri gün yüzüne çıkarmak için, gerekiyorsa bireysel terapi ile başlanmalı; aile, çift ve ilişki terapisi ile de desteklenerek tedavi süreci devam ettirilmelidir. Öncelikle kişinin durumu kabullenmesi ve terapiye başlaması için adım atması gerekmektedir.

Psikoloji Antalya olarak alanında uzman kadromuzla, çiftlerin kıskançlık krizlerinin temelinde yatan sebepleri gün ışığına çıkarabiliriz. Ortaya çıkan sebepleri psikoterapi yöntemleri ile destekleyerek birey ve/veya çift ile gerçekleştirdiğimiz seanslar sonucunda kıskançlığın yol açtığı sorunları çözmelerine destek olabiliriz.

Seren Akman

tr_TRTurkish