Çocuğum Yaşıtları Gibi Konuşmuyor

Çocuğum Yaşıtları Gibi Konuşmuyor

Bebekler; doğduğu andan itibaren önce annesiyle daha sonra çevresiyle sözel olmasa bile iletişim halinde olarak istek ve ihtiyaçlarını bir şekilde anlatmaya çalışırlar. İlk zamanlar ağlayarak, gülerek ve vücut diliyle kendilerini ifade ederken; büyümeye başladıkça agulama veya çeşitli ses denemeleriyle konuşmaya ilk adımlarını atarlar. İstediklerini parmakla göstererek duyduğu kelimelere benzer sesler ile isteklerini ifade etme; konuşmaya giden yolun ve dil gelişiminin başlangıcıdır.

Dil gelişimini alıcı dil ve ifade edici dil olmak üzere iki gruba ayırıyoruz. Alıcı dil; konuşulanların anlaşılması iken ifade edici dil duygu ve düşüncelerin sözlerle aktarılmasıdır.

Bebekler yaklaşık 1 yaşında anne, baba gibi kelimeleri kullanır ve bazı basit komutları yerine getirirler. 1 yaşından sonra da hem alıcı hem de ifade edici dil gelişimi konusunda sürekli bir gelişim içerisinde olurlar. Her ay kelime dağarcığı gelişen ve bebeklik dönemini geride bırakan çocuk; 3 yaşına geldiğinde iki, üç kelimeli cümleler kurar ve her konuda konuşarak kendini ifade edebilir. Bu yaş gruplarındaki çocukların büyük çoğunluğu dil gelişimi konusunda ilerleme gösterirken bazı ebeveynler çocuğum yaşıtları gibi konuşmuyor diye endişe ederler.

Her ne kadar her çocuğun gelişimi birbirinden farklı olsa da bazı çocukların dil gelişiminin geç gelişmesi, durması ya da gerilemesi altında yatan pek çok sebep olabilir.

Dil Gelişimini Etkileyen Sebepler

İşitme sorunları
Dilde, damakta ve dudakta doğuştan gelen problemler
Yalnız büyüme sebepli iletişim sorunları
Uzun süre televizyon, tablet ekranına maruz kalma
Nörolojik sorunlar
Otizm
Seçici mutizm
Yaygın gelişimsel bozukluklar
Çevresel sebepler

Çocuklarda dil gelişiminde bir gerilik olduğu saptandığında aileler vakit kaybetmeden altında yatan sebepleri bir uzman desteği alarak araştırmalıdır.

Çocuğun dil gelişimine paralel olarak işitmesinde sorun var mı, alıcı dilde mi yoksa ifade edici dilde mi sorun yaşıyor, dil gelişimi dışında farklı gelişimsel problemleri var mı, çocuk nasıl bir çevrede büyüdü, ebeveynlerin çocuğa davranışları nasıl? Gibi diğer soruların da gündeme gelmesi ve yanıtlarla birlikte sebeplerinin araştırılması noktasında altında yatan sebep çok iyi saptanmalıdır.

Konuşma gecikmesi ile birlikte adına seslenildiğinde bakmama, yaşıtlarıyla oyun oynayamama, göz teması kuramama, istediklerini parmağıyla ifade edememe gibi semptomlar gözlemleniyorsa çocuk, otizm açısından değerlendirilmelidir. Ancak bu değerlendirmeyi mutlaka bir uzman yapmalıdır. Ailelerin bu konularda yaptığı en büyük hatalardan biri, internet araştırmaları sonucunda çocuklarına tanı koymalarıdır. Örneğin, çok fazla ekrana maruz kalan veya yalnız büyüyen çocuklarda da otizm semptomları gözlemlenebilir oysaki otizm değildir. İşte bu sebeple bu tanıları uzmanların koymaları gerekmektedir.

Bazı çocuklarda da konuşabilmelerine rağmen bunu saklama, bazı ortamlarda rahat konuşurken bazı ortamlarda konuşamıyormuş gibi davranma gibi davranışlar görülebilir. Seçici mutizm dediğimiz problemin altında da pek çok sebep yatabilir. Çocuğu bu davranışa iten sorunun tespiti için çeşitli psikometrik testler kullanılır ve oyun terapisi gibi ekollerden faydalanarak sorunun çözümü amaçlanır. Dil gelişiminin hızlanması için gerekli olan ortam bu sayede yaratılmış olur. Hatta konuşma terapisti ile psikolog gerekli olan durumlarda birlikte çalışarak çocuğun sorununa özel olarak çözümler üretir ve çocuğun yaşıtları ile uyumu amaçlanır.

Zihinsel, nörolojik sorunlar veya otizm gibi sebepler; erken tanı ve özel eğitim gibi alternatiflerin kullanılması ile sorunların çözümü anlamında doğru yönde önemli yol kat edilebilir. Psikolojik sebepli gecikmiş konuşma probleminde de yapılması gereken çalışmalar erken zamanlı yapıldığı takdirde farklı psikolojik problemlerin oluşması engellenir. Çocuğun konuşmayı bir sebepten dolayı tercih etmemesi ve altında yatan sebebin çözüme kavuşturulamaması halinde; arkadaş gruplarında, kreşte, okulda daha çok içe kapanma gibi farklı sorunlar ortaya çıkabilir.

Geç konuşan çocuklar özelinde bazı aileler; babası da geç konuşmuştu, Einstein de geç konuşmuş ama çok zeki, benim çocuğum böyle erken yürüdü ama geç konuşuyor gibi tutumlar sergileyebiliyorlar. Elbette genetik faktörler bu konuda önemlidir ancak tek sebep bu olmayabilir. Bu nedenle sorun tespit edildiği ilk anda çocuk ve ergen psikoloğundan destek alınmalı ve altında yatan sebepler araştırılmalıdır.

Ceren Fırıncı

tr_TRTurkish