Çocuğum Utangaç Deyip Geçmeyin

utangaç

Farklı bir ortama girdiğinde sorulan sorulara yanıt vermekte isteksiz davranışlar gösteren, ortama adapte olmakta zorlanan ve ebeveynlerinin yanından ayrılmayan çocuklar hepimizin çevresinde olan, oldukça sık karşılaştığımız ve utangaç çocuk olarak adlandırdığımız profillerdir. Bu davranış şekilleri çevre tarafından geleneksel Türk aile yapısı doğrultusunda uslu olma ile de adlandırılır. Elbette bu da bir olasılıktır ancak bu utangaçlığın altında psikolojinin alanına giren farklı sorunlar olup olmadığı da diğer bir ihtimal olarak karşımıza çıkar. Büyüklerine karşı saygıda kusur etmeyen, utangaç ve çekingen tavırlar sergileyen çocuğun bu davranışları ideal olarak görülebilir. Ancak davranışların altında yatan sebepler, çocuğun bireysel gelişimi çerçevesinde mutlaka gözlemlenmelidir.

6 ay-1 yaş aralığında karşımıza çıkmaya başlayan utangaç davranışlar, 3-6 yaş arasında görülme sıklığı en yüksek seviyeye ulaşır. Pek çok çocukta olağan biçimde görülen bu davranışlar, genellikle kendiliğinden ve zamanla ortadan kaybolur. Ancak ailenin davranış şekilleri, bu süreci etkileyen en temel kriterdir. Başkalarının yanında bu davranıştan bahsetmek ve çocuklarını zorlayarak istemediklerini yaptırmaya yöneltmek, en büyük sorun kaynağı olarak örneklendirilebilir. Çocuğun bireyselleşmeye ve farklı ortamlara girmeye başladığı bu dönemde özgüven zedelenmesine neden olabilecek bu davranışlar, çocuklarda utangaçlığı azaltıcı değil aksine daha da artırıcı etkilere neden olur.

Ailelerin bu zorlamalarına karşılık çocuğun hisleri çoğu kez göz ardı edilebilir. Ancak özgüven düşüklüğü, değersizlik hissiyatı, sosyal yaşamda başarısızlık gibi pek çok olumsuz düşünce; utangaçlık ile beraber görülür. Ebeveynler tarafından yapılması gereken en önemli davranış; çocuğun olumlu yönlerini ortaya çıkarıp vurgulayarak bu yönlerin pekiştirilmesini sağlamalarıdır. Koruyucu anne baba rolü bırakılmalı, çocuk cesaretlendirilerek her adımında yanında olduğu hissettirilmeli ve dolayısıyla çocuk kendi ayaklarının üzerinde durmayı başarabilmelidir.

Doğumdan yetişkinliğe varıncaya dek utangaç bir çocuğun olumsuz yarınlar yaşamaması için, aile dikkatli olmalıdır. Öncelikle utangaçlığa bağlı sergilediği davranışlar mutlaka dikkate alınmalıdır. İletişim çok önemlidir, aile bu süreçte çocuğun yaptığı olumlu davranışlar üzerinden doğru iletişim yürütmelidir. Verilecek sorumluluklar da sürecin hızlı atlatılmasına yardımcı olur. Yapacağı seçimlerin özgür bırakılması ve çocuğun istediği yoldan gitmesine imkan tanınması, girişken olmadığı konularda dahi aktif olmasına yardımcı olabilir.

İlerleyen süreç çocuğun sosyal hayatta etkin olma sürecidir. Ancak utangaçlık devam ettiği sürece, sosyal hayatta sorun halini alabilir ve çocukta kaygı problemleri oluşabilir. Bu problemler için çocuk her defasında kendini sorgulayarak ve geçmiş döneminden gelen aile baskısını hissedebilir. Zaman içinde bu durumun devam etmesi, çocuğun ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde başarısızlıklar olarak kendini gösterebilir ve yetişkinliğe ulaşmış çocuğun hem kişisel hem de iş hayatı utangaçlığın getirdiği olumsuz etkilerle geçebilir.

Çocuklarımız için en iyisini isteyen ebeveynlerin uslu çocuk yetiştirme noktasında getirdiği kısıtlamaları doğru davranış olarak nitelendirmeleri olağandır. Ancak bu davranışların utangaç olarak yetişen çocukların yarınları üzerinde olumsuz etki yaratabileceği asla unutulmamalıdır. Bu noktada aklınıza gelen her türlü soru ve çözüm için bizimle www.psikolojiantalya.com internet sitemizi ziyaret ederek veya +90 0555 101 51 15 veya +90 552 606 22 26 telefon numaralarımızı arayarak iletişime geçebilirsiniz.

Uzman Klinik Psikolog Ceren Fırıncı

tr_TRTurkish